ÖZEL EĞİTİM EVİ > ...:::İŞİTME ENGELLİLER BÖLÜMÜ:::... > İşitme Engelliler Bölümü > İşitme Engellilerde Eğitim (Moderatör: yekta) > Dil Problemi Olan Çocuklara Öğretmen Ne Yapabilir?
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Dil Problemi Olan Çocuklara Öğretmen Ne Yapabilir?  (Okunma Sayısı 478 defa)
27 Mayıs 2009, 16:06:13
zeliha öğretmen
zeliha öğretmen
Uzman Üye
*****

Paylaşım Puanı 50
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2672



« : 27 Mayıs 2009, 16:06:13 »

DİL PROBLEMİNE ( KONUŞMA PROBLEMİ) YARDIM
       Konuşma problemi olan çocukların kendilerini sabırla dinleyecek ve konuşmalarını ödüllendirecek birine ihtiyaçları vardır.Konuşması anlaşılmayan çocuğun ne demek istediğini anne, babası ve sınıftaki diğer çocuklarla işbirliği yaparak yardım edilir.Bir şeyi öğretirken önce dikkatini çekin, sonra konuşma gelişimlerine uygun bir dille konuşun.Örneğin, 2-3 kelimelik cümlelerle konuşuyorsa, siz de aynı tipte cümlelerle konuşun; konuşmanızı el ve yüz hareketleriyle destekleyin.

MODELLEŞTİRME:
Çocuğun söylediği kelimeleri düzelterek, tekrar ederek yeni modelleştirme yaparak konuşun. Örneğin: Çocuk, '' ben bisiklete binmek istiyorum.'' Derse, siz de'' sen bisiklete binmek istiyorsun'' diyerek tekrarlayabilirsiniz.

CÜMLELERİ UZATMAK:
       Çocuğun söylediğine bir şeyler ekleyerek, yani cümleyi uzatarak konuşmakla onlara ayrıntılı konuşabileceklerini göstermiş olursunuz. Örnek: çocuk, ''Ali koşuyor'' derse siz, ''Evet Ali yol üzerinde koşuyor '' diyebilirsiniz.
        Çocuğu Konuşmaya Teşvik Etmek İçin :
1)   Çocuk bir şeyler yaparken onunla konuşun, çünkü böyle bir durumda bütün dikkatini yaptığı iş üzerinde yoğunlaştırdığından konuşmaya daha hazırdır.
2)   Adını, adresini söyleme gibi bilgileri öğretip tekrar tekrar sorabilirsiniz.
3)   Sevdikleri faaliyetlerle ilgili kelimeleri kullanınız.
4)   Genellikle çocuğu daha uzun konuşmaya mecbur eden, sonu açık sorular sorun. Örneğin: 1000 lira ile ne alabilirsin?
5)   Çocuk konuşurken mutlaka dinleyin.
6)   Çocuğu konuşmaması veya kötü konuşması yüzünden herhangi bir şekilde damgalamayın ve damgalamasına izin vermeyin.
7)   Konuşması üzerinde aşırı bir titizlik göstermeden onu sakin bir şekilde dinleyin.
Cool   Konuşması üzerine yöneltmesine sebep olmayın.
9)   Çocuk konuşurken dudak hareketlerinden çok gözüne bakınız.
10)   Sınıfta çocukların rahat konuşabilecekleri ve sorular sorabilecekleri sıcak bir ortam yaratın.
11)   Çocukla samimi ve candan ilgilenin, ona sevgi ve şefkat gösterin, sınıfta kendisini güven içinde hissetmesini sağlayın.
12)   Çocuğun yapabileceğinden fazlasını beklemeyiniz.
13)   Sınıfta şiir, okuma ve sözlü çalışmalar yapıldığında kendisi için özel tedbirler alın, ezbere ödev verilecekse kısa ve kolay olmasına dikkat edin.
14)   Sınıfta koro çalışmaları, marşlar ve diğer müzik, ritm faaliyetleri konuşmasını ilerletmesine yardımcı olabileceği gibi dikkatini konuşması üzerinden uzaklaştıracağından yaralıdır.
15)   Aileyle işbirliği yapın ve sizin, okulda kazandırdıklarınızı onların evde bozmamalarını sağlayın.
16)   Başarılı olduğu,iyi yaptığı işlerle kendini sınıfa kabul ettirmesi için fırsatlar verin.
17)   Sınıfın çocuğa karşı olan tavrını kontrol edin, ona gülmemelerini ve alay etmemelerini sağlayın, bunu da çocuk sınıfta yokken yapınız. Arkadaşlarının konuşmasının şimdilik böyle olduğunu fakat kısa zamanda onun da normal şekilde konuşabileceğini, özellikle ona gülmeden sakin bir şekilde dinleyerek yardım ederlerse daha kısa zamanda başaracağını sınıfa anlatmak gerekir.

KLASİK DÜZELTME YÖNTEMİ :
         Çocuğun Yanlış konuşması psikolojik sorunlardan da kaynaklanabilir. Düzeltme yöntemi olarak:        
•   Yürüyerek baba kalem ver dedirtilebilir. Çocuğun dikkatini kendi eksikliğinden uzaklaştırmak gerekir. Adım attırılır, cümle bitince durdurulur. Diş arasına kalem koydurulup konuşturulur.
•   Hikayeler öfkeli ve acıklı abartılmış olarak okunur, aynı şekilde anlatması istenir.
•   Doğal ortamda uyarıcılar verilir. Örneğin:sabun köpürtülür ve sabun budur köpürür denir.
•   Ayna karşısında kelimeler söylenerek tekrar ettirilir.
•   Hangi harfleri söyleyemiyorsa, o harfler daha çok tekrar ettirilir.
         Kekeleyen çocuğu sabırla, dikkatle dinlemek, dudaklarına bakmamak, gözlerine bakmak, düzgün konuştuğu zaman da mutlaka görmek ve ödüllendirmek gereklidir. Temel kaide; kekelediği zaman görmemek, duymamak; düzgün konuştuğu zaman da ise görmek, duymak ve ödüllendirmektir.
(kaynağını bilmiyorum)
 party party party party

« Son Düzenleme: 27 Mayıs 2009, 16:07:39 Gönderen: zeliha öğretmen » Logged

o zamn şarkı söylemek lazım avaz avaz...
27 Mayıs 2009, 16:27:54
ROZER
Yönetici
Uzman Üye
******

Paylaşım Puanı 247
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 7514


İşitme Engelliler Öğretmeni


WWW
« Yanıtla #1 : 27 Mayıs 2009, 16:27:54 »

teşekkürler paylaşım için.
Logged

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin ÜYE OL veya GİRİŞ YAP
27 Mayıs 2009, 16:47:27
onay
onay
Site Sorumlusu
Super Üye
*****

Paylaşım Puanı 25
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 620



« Yanıtla #2 : 27 Mayıs 2009, 16:47:27 »

teşekkürler

 kar2   kar2   kar2  kar2

     party     party    party     party
Logged

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin ÜYE OL veya GİRİŞ YAP
27 Mayıs 2009, 17:10:56
zeliha öğretmen
zeliha öğretmen
Uzman Üye
*****

Paylaşım Puanı 50
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2672



« Yanıtla #3 : 27 Mayıs 2009, 17:10:56 »

BEN TEŞEKKÜR EDERİM
Logged

o zamn şarkı söylemek lazım avaz avaz...
27 Mayıs 2009, 17:37:59
acemiçocuk
Site Sorumlusu
Uzman Üye
*****

Paylaşım Puanı 123
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1928


EĞİTİM ŞART


« Yanıtla #4 : 27 Mayıs 2009, 17:37:59 »

teşekkürler.
Logged

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin ÜYE OL veya GİRİŞ YAPLinklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin ÜYE OL veya GİRİŞ YAP
08 Şubat 2010, 02:07:15
FİESTA
Yeni Üye
*

Paylaşım Puanı 1
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 20


« Yanıtla #5 : 08 Şubat 2010, 02:07:15 »

   Kekemelik sorunu olan çocuğun nasıl söylediğine değil ne söylediğine bakmak çok önemli, cümleleri doğru kuruyorsa, sesletimde hata yapmıyorsa, kekemelik engelininin çok üstünde durulmamalıdır tersi bir durumda çocuk yaşıtlarından ayrı olduğunu hissedecek ve giderek içine kapanacaktır. Genel olarak sınıf içi arkadaşlıklarda çocuğun kekemelik sorunu pek göze batmaz çünkü arkadaşları onu böyle kabullenmiştir fakat dışlanma gibi durumlarda olaya el etmak ve iyi bir gözlem yapmak gerekir.

   Sınıf içinde konuşmak-tartışmak gibi olağan durumlarda özel olarak kekeme öğrenciyi kaldırmak, ona söz vermek, çocuğu sıkıcak ve gerecektir böyle durumlarda kekemelik daha da artar üstüne rezil olma dürtüsü de eklenince çocuk, konuşacağı zaman bile ister istemez konuşmayacaktır.

   Öğretmenin tavrı ve davranışları bu tür çocukların kazanılmasında çok önemlidir.
Logged
10 Şubat 2010, 23:04:14
hhsaci
Paylaşımcı Üye
**

Paylaşım Puanı 18
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 131



« Yanıtla #6 : 10 Şubat 2010, 23:04:14 »

teşekkürler öğretmenim..
Logged

Kah ortasında yaşamın , kah kıyısında...
Sessiz ve sedasız öylece duranlar...
Hadi atın çığlıklarınızı ,
Yüzünüzden  yüzümüze....ki;
Katre katre yayılsın haykırışlarınız.....
Ebru vari yer tutsun dilbaz varlığınız...

Bütün işitme engelli öğrencilerimizin dili edinebilmeleri ve topluma eşit bireyler olarak katılabilmeleri dileği ile...
12 Şubat 2010, 08:43:32
deneyim
deneyim
Uzman Üye
*****

Paylaşım Puanı 28
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2837



« Yanıtla #7 : 12 Şubat 2010, 08:43:32 »

Yıllardır duygusal sorunlara, baskıcı ebeveyn, sert öğretmen tutumlarına bağlanan insanlarda kekelemeyle ilgili ilk kez bilim adamları gen bağlantısı ortaya koydu.



Bilim adamları, bazı kekeleme vakalarını açıklayabilecek genler tespit ettiklerini bildirdi.
Tıp dergisi New England Journal of Medicine'ın dünkü sayısında yayımlanan araştırmada, bazı kişilerde konuşma sorunlarına neden olduğu görülen üç gende mutasyon tespit edildiği kaydedildi.

Bazı ailelerde kekeleme vakalarının görülmesiyle daha önce de bazı araştırmalarda gen bağlantısı gündeme getirilirken, ilk kez araştırmacılar sorunun nedeni olarak belirli genleri işaret etti.

Çalışmanın sahiplerinden, kalıtım bilimci Dennis Drana, elde ettikleri sonuçların, kekemeliğin biyolojik bir sorun olduğundan şüphe duyanları ikna etmeye yardım etmesini ümit ettiğini kaydetti.

Araştırmada ayrıca, bir gün kekemeliğe yönelik enzim tedavisi uygulanabileceğine işaret edildi.

Nedeninin bilinmemesiyle birlikte stres, olumsuz ana baba tutumu, tedirginlik gibi unsurlara bağlanan kekemelikle ilgili ortaya konan gen bağlantısının, insanlara yüklenen suçlamaları da kaldırmasını bekleyen Drayna ve diğer uzmanlar, sıkıntı, tedirginlik ve stresin kekemeliği artırabileceğini ancak kekemeliğin nedeni olamayacağını belirtti.

Çalışmada uzmanlar, çoğu üyesi kekeleyen Pakistanlı aynı soydan gelen geniş bir aileyi inceledi ve 12. kromozomda bir mutasyon tespit etti. Uzmanlar aynı mutasyonu ve mutasyona uğramış 2 geni daha Pakistan, ABD ve İngiltere'den 400 kişide daha tespit etti.

Kekelemeyenlerin oluşturduğu benzer bir grupta ise gönüllü bir Pakistanlı hariç, bu mutasyonlar tespit edilmedi.

Böylece kekeleme vakalarının yüzde 9'unda, 3 gen değişiminin neden olduğunu düşünen uzmanlar, kekelemeye yol açan diğer genleri tespit etmek için çalışmalarını sürdüreceklerini belirtti.

Çalışma, New England Journal'ın internet sitesinde (Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin ÜYE OL veya GİRİŞ YAP) de yayımlandı.


Logged
13 Şubat 2010, 00:09:12
FİESTA
Yeni Üye
*

Paylaşım Puanı 1
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 20


« Yanıtla #8 : 13 Şubat 2010, 00:09:12 »

kısmen doğru bir önerme ancak çocuk yaşta yaşanan travmaların, ani duygu değişikliklerinin daha çok etkili olduğunu düşünüyorum ...
Logged
13 Şubat 2010, 20:40:13
yolcu
Site Sorumlusu
Uzman Üye
*****

Paylaşım Puanı 49
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1973


Çocuklarla oyun oynadığında bırak onlar kazansın.


« Yanıtla #9 : 13 Şubat 2010, 20:40:13 »

Teşekkür ederim paylaşımınız için.
Logged

Başarısızlıklar büyük başarının öğretmenidirler
"Gül veren elde gül kokusu kalır"
Sevilen insan sevgisini insanlara veren insandır.

“Bu dünyada sahip olduğumuz her şey bir emanet. Onların sadece geçici bir süre emanetçisi olabilirsiniz. Hepsi de bundan 50 – 100 veya 200 yıl sonra başkalarının olacak “Şey”ler. Önemli olan sizden sonra yaşayacak olanlara ilham veren bir yaşam veya öykü bırakmak.”
09 Mart 2010, 14:22:07
senolerdem
Uzman Üye
*****

Paylaşım Puanı 35
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2838


ÖĞRETMENLİK;farklılıkları ayırt edebilme sanatıdır


« Yanıtla #10 : 09 Mart 2010, 14:22:07 »

Paylaşım için teşekkürler ama ingilizcem yetersiz anlayamıyorum...
Logged

Her insan biriciktir...
21 Ağustos 2010, 01:54:51
FİESTA
Yeni Üye
*

Paylaşım Puanı 1
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 20


« Yanıtla #11 : 21 Ağustos 2010, 01:54:51 »

       Kekemelik olgusu ile özel olarak ilgileniyorum. Kekemeliği dildeki ritm bozukluğu olarak tanımlamak sanırım yanlış olmaz; bu tanımlamayı doğrulamak için herhangi bir kekemenin sesletimde zorlandığı bir sözcükte her zaman takılmadığını gözlemlemek yeterli olur. Örneğin nefes alıştan sonra söylenecek ilk sözcüğün "kocaeli" olduğunu varsayalım, kekeme birey nefes alıştan sonra ilk sözcük olan "kocaeli' nde" takılırken aynı sözcüğü soluğun verilmesi sırasında yani cümle içinde kullanırken takılmayabilir.

      Yaptığım bir diğer gözlemde ise kekeme bireylerin daha çok "K" ve "A" seslerinde zorlandığını gördüm bu konuda bir ses bilimciden faydalanmak bizi bu konuda daha da aydınlatacaktır.

      Kekeme bireyler, bir konuşma bozukluğu sandıkları kekemeliği, gün geçtikçe daha iyi tanıyarak bu bozukluğun bir ritm bozukluğu olduğunu farkediyorlar ve kendilerince buna çözüm yolları buluyorlar örneğin yukarda bahsettiğim kocaeli örneğinden devam edelim, kocaeli demek yerine "izmit" diyerek cümleye başlıyorlar ya da kekemelik sorunu ile karşılacakları herhangi bir sözcüğün eş anlamlısını kullanıyorlar. Sürekli çare ve çözüm ürettiklerinden genelde daha zeki ve çalışkan oluyorlar. ( çevremde bu sorundan muzdarip insanlar statü olarak genelde üst düzey insanlar ) buradan hareketle böyle bir düşünceye kapıldım ama bu konuda yapılan herhangi bir araştırma var mı bilmiyorum.
Logged
25 Ağustos 2010, 23:36:01
hhsaci
Paylaşımcı Üye
**

Paylaşım Puanı 18
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 131



« Yanıtla #12 : 25 Ağustos 2010, 23:36:01 »

YUkarıda Fiesta hocam örneklemiş...Bence sorunun çözümü için doğru nefes alıp verme becerisinin ve diyafram kaslarının kontolünün bireylere edindirilmesi faydalı olcaktır.Ben bi öğrencimde bu egzersizlerle büyük oranda başarılı olmuştum..
Logged

Kah ortasında yaşamın , kah kıyısında...
Sessiz ve sedasız öylece duranlar...
Hadi atın çığlıklarınızı ,
Yüzünüzden  yüzümüze....ki;
Katre katre yayılsın haykırışlarınız.....
Ebru vari yer tutsun dilbaz varlığınız...

Bütün işitme engelli öğrencilerimizin dili edinebilmeleri ve topluma eşit bireyler olarak katılabilmeleri dileği ile...
28 Ağustos 2010, 04:43:33
FİESTA
Yeni Üye
*

Paylaşım Puanı 1
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 20


« Yanıtla #13 : 28 Ağustos 2010, 04:43:33 »

evet hocam dediğiniz alıştırmalarla bu sorunun önüne geçilebilir, gerçekten bu durumu en aza indirmek o kişiye çok büyük fayda sağlayacaktır yoksa sosyal fobi durumlarına yol açabiliyor.
Logged
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.10 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC
Rengli Theme By OGRETMENWEB & Sosyal Bilgiler Dev Paylaşım Alanı
MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!